ÇAĞRI... HER DEM ÇAĞRIM

 


Okumak için tıklayınız...

 

 

 

 

Üye Girişi

 

 

Haber Listesi

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerimizden haberdar olabilirsiniz.

 

Zeynep Aliş

Yaşamın kalemi

Zeynep B.

Zamana notlar

Ahmet Musaoğlu

Trabzon/Spor

Neslihan A. Süral

hayata eşlik etmek!

Ahmet Musaoğlu

İnsanın Gerçeği

GERÇEK AKIL ve ÇARPIK AKIL- Ahmet MUSAOĞLU
12.07.2011

İNSANI “İNSAN -akıllı/bilen varlık- YAPAN CESEDİ DEĞİL”

“AKLEDİP EDEMEYİŞİ” oluyor..

Ahmet MUSAOĞLU

 

 

Bir Kur’an kıssasından (Enbiya/52-67) izah edersem de:

 

 

52. O (Hz.İbrahim), babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

53. Dediler ki: Biz, babalarımızı bunlara tapar kimseler bulduk.

54. Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.

58. Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.

 

 

Nakledildiğine göre de, Hz.İbrahim, putları kırdıktan sonra BALTASINI, sağlam bıraktığı BÜYÜK PUTUN boynuna asmıştı. Putperestler, dönüşte PUTLARIN KIRILMIŞ olduğunu gördüler. Bunun üzerine:

 

59. Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerden biridir, dediler.

60. (Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler

62. Bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim? dediler.

63. Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.

 

 

Bu noktada şu: Putperestler, “sahip oldukları akılları” ile, “bir putun diğer putları kıramayacağını” vicdanlarında ‘aklettiler’, “Zalim olduklarını” kabul ettiler:

 

 

64. Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.

 

 

Fakat, hemen peşinden “tekrar eski vicdanlarına” dönünce, Hz.İbrahim’e kızdılar:

 

 

65. Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: Sen bunların konuşmadığını pek âlâ biliyorsun, dediler.

66. İbrahim: Öyleyse, dedi, Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda ve zarar vermeyen bir şeye hâla tapacak mısınız?

67. Size de, Allah'ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylere de YUH OLSUN! Siz akıllanmaz mısınız?

 

 

Kur’an-ı Kerim’in Enbiya Suresi’nde yer alan bu kıssadan çıkaracağımız ders şu:

Her iki tarafta, yani Hz.İbrahim’de ve Putperestlerde de, “AKIL” var...

Hz.İbrahim “aklı ile”, GERÇEK TANRI’nın, göklerin ve yerin de “Rabbi olan” olduğunu bulabiliyor, bilebiliyor.

Buna karşın “Putperestler” ise, “akıllarıyla”, putlarının konuşamayacaklarını, birinin “diğer putları” kıramayacağını, dolayısıyla da, “kendilerine bile faydası olamayan putlarının tanrı olamayacaklarını” bulabiliyor (!), bilebiliyor (!) ama, yine de onları “Tanrı” olarak kabul edebiliyor…

Demek ki de, “her akıl” AKIL değil..

Biri, “AKIL”, diğeri ise, “AKILSIZLIK” oluyor…

Ya da şöyle ifade edelim: Akıl (bilgi) denilen şey ortada, “GERÇEK AKIL” ve “ÇARPIK AKIL” şeklinde bulunuyor..

Yine bir başka deyişle de; “KÜLTÜR” ile “KÜLTÜRSÜZLÜĞÜ” ortaya koyarken, “İki AKIL/İnsan” arasındaki “farkın temelini” de ortaya koyuyor…

Bu bir TERCİH’tir…

Sözkonusu “tercihler”, EBUBEKR’ler ile, EBUCEHİL’leri ayırıyor…

 

 

Tarihe yapılmış çağrıya dönersek de:

 

“YUH OLSUN! Siz akıllanmaz mısınız?”

 

 

                                                                      Ana Sayfa  Eserler   Yazar Hakkında   Basın Galerisi   Videolar    Ziyaretçi Defter    Sunum İzle       İletişim