Sol (denilen hurafe) ile Dini (İslamı) buluşturması (sentezi), daha önce Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu üzerinden pazarlanacak gibi olmuştu, sonrasında ve hâlen de, ilahiyatçı profesör İhsan Eliaçık üzerinden pazarda, pazarlanıyor; kanmamak, kandırılmamamız gerekiyor…
Bir ‘şey’, sentez olunca, ortada o ‘şey’ kalmaz, “İslam” ile Sol denilen “İslam dışılığın” sentezi, “Lego dinler” anlayışı için gerekiyor…
Lego dinler (her dinden birer parça alınarak oluşturulan kişisel dinler) ya da Dinsel çoğulculuk; bağımsız iradelerden oluşan federatif bir inanç sistemi; her dinden "birer parça" alınarak oluşturulan "kişisel dinler" demek oluyor… “Peygambersiz din”, sadece Allah’ın (Yaratıcının) öngörüleceği din (!) ortaya çıkarmak için isteniliyor…
Bu amacın bir sonraki adımı da, "Küresel -Tek- Dil-Devlet-Din", yani "Babil Sendromu çözümü" önümüze konacak olması oluyor…
‘Aramızdaki küçük Amerikalı’ adam Serdar Turgut ve ‘Pusulasız keşiş’ Ertuğrul Özkök tarafından önümüze konan ‘Lego dinler’ tuzağının bir sonraki aşaması, "Babil Sendromu çözümü"nün, yani "Küresel/Tek Dil-Devlet-Din" oluşumunun insanlığın önüne konacak olması oluyor.
“Fundemantalist Anglosakson-Judea ortaklığı” bu amaç için Katolik Hıristiyanlığı yok ederken, ‘İslam olanı da’ yok ediyor…
Ahmet MUSAOĞLU / 14.07.2010



