ÇAĞRI... HER DEM ÇAĞRIM

 


Okumak için tıklayınız...

 

 

 

 

Üye Girişi

 

 

Haber Listesi

Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerimizden haberdar olabilirsiniz.

 

Taşkın Tuna

Gönül Kapısı

Elif Sönmezışık

Kelimeler ve Endişeler

H.Nurcan Yazıcı

Karınca Kararınca

Ebru Dilek Karahasan

Ayak izleri

Safiye Abdullahoğlu

Tuzlu Kahve

Ahmet Musaoğlu

İnsanın Gerçeği

ETİKETLER, KIYASLAMALAR, ELEŞTİRİLER
26.06.2010

Etiketler, kıyaslamalar, eleştiriler

 

İletişimde etiketlendirmelerden ve kıyaslamalardan da uzak durmak şart. Bir kişiye "yaramaz, Haylaz, utanmaz..." deseniz, bu yaftalar artık onun kaderi olacaktır.

Bu sebeple ağzımızdan çıkanlara çok ama çok dikkat etmemiz gerekiyor. Beynimiz telkin sistemiyle çalışır. Bu telkinleri belirlemek bizim elimizde. Bu sebeple her daim olumlu telkinlerde bulunmamız gerekiyor. En olumsuz olaylarda dahi mutlaka olumlu bir nokta vardır. Olumlu noktadan yaklaşıp olumsuzluğu da ortadan kaldırabilirsiniz.

Ezanla dalga geçen çocuğa denk geldi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve bu çocuğa; "Ne kadar güzel sesin var, bu camide müezzinlik yapmak ister misin?" diye sordu. Çocuğun cevabı; o camide 6 yıl müezzinlik yapmak oldu. Hiç kimse eleştirilmekten ve etiketlenmekten hoşlanmaz. Hele ki bir başkasıyla mukayese edilmekten hiç hoşlanmaz. Herkes kendisinden pay biçsin. Ben bu yaşıma geldim ve eleştirilere olumlu baksam dahi içimde bir yerde husumet oluşabiliyor.

 

 

Etiketler kaldırılmalı

Çocukluğumda bana "Dedesine benziyor, dedesi gibi asabi..." dediklerini hatırlıyorum. Bu benim kaderim haline gelmişti adeta. Bir olay olduğu zaman "Mutlaka asabileşmeliyim, çünkü ben dedeme benziyorum, çünkü ben asabiyim" dediğimi hatırlıyorum. Bu etiketten kurtulmak benim 15 yaşıma kadar olan süreci kapsadı:))

 

 

Lafa bakılmaz

Hele ki mukayese edilmek, aman Allah'ım en sevmediğim şey idi küçükken (sanki şimdi çok seviyorum:)

Birileri beni başka birileri ile kıyasladığında, o kıyasladıkları şey her ne ise onun tam tersini yapmak özel zevklerim arasında idi. Çocuklarınıza iyi örnek göstermek istiyorsanız, bu siz olmalısınız. Bu örnek gösterme işinde de sözlerle değil halinizle bunu sağlamalısınız. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz malum...

 

 

Usta, çırak ilişkisi

Çocuklarımızın tecrübesiz, acemi olduğunu aklımızdan çıkartıyoruz çoğu zaman. Onlardan çok şey bekliyoruz... Sanki biz çok güzel şeyler yapabiliyormuşuz, hatasızmışız... Gibi. Biz ustayız, onlar da çırak. Bir çırağın yaptığı işi ilk zamanlarda çok iyi öğrenmesini bekleyebilir misiniz? Böyle bir beklenti iş bilmezlik olacaktır. Bir çırak işi hata yapa yapa, ustasını seyrede seyrede öğrenecektir. Aynı zamanda şu da ortaya çıkıyor; bir usta çırağını çalıştırmalı, işi iş üzerinde öğrenmesini sağlamalıdır. Hayat tecrübesi elde etmeden gelişim sağlanamaz.

 

 

Efser SELÂMET / Uzm. Psk. Sos.

 

 


Yorum Yaz

  •  [ değiştir ]

                                                                      Ana Sayfa  Eserler   Yazar Hakkında   Basın Galerisi    Forum    Ziyaretçi Defter        Sunum İzle       İletişim