
HAKKINDA
- 1950 – Yılında Trabzon’da doğdu.
- 1976 – Yılında Ankara’da Maden Teknik Araştırma Enstitüsü’nde (MTA) memur hayatına başladı
- 2002 – Ocak ayında memuriyet hayatından emekli oldu.

Eserleri
- Tarihsel Bir Gerçek Nuh (a.s) Tufanı
- İnsanoğluna Biçilen Yazgı Uygarlığın Tarihi
- Kendinden Oluşa İnanmak Yaratılışın Altı Günü
- Ölüm Yeniden Doğuş KIYAMET
- Nuh’un Gemisi Cudi’de
- Nubucco Babil Yolculuğu Küresel Isınma Tuzağı
- İlk Anayurd Anadolu Trabzon Ayasofya Tarihi
- Peygamber Şeceresi (tablo eseri)
- Peygamberler (insanoğlunun) Tarihi (tablo eseri)
- Trabzon Ayasofya Gerçek Tarihi
Eşşekname…Eşşekliğin Divanı
Ülkemde “Yazar (bilgilendiren)” pek yok, “Yazan (bilmediğini bilmeyen)” çok, düşüncem biliniyor… “Yazan” olanlardan biri –Hürriyet’teki köşesinde-, “Eşek olmak istiyorum. Evet, ‘ş'leri çifter çifter vurgulanan cinsten bir ‘eşşek'olmak istiyorum. Belki ‘sen zaten öylesindir' diyerek bana hakaret ettiğinizi sanacaksınız ama, nafile... Vallahi değilim !. Fakat keşke söylediğinizde haklılık payı bulunsaydı. Yüzüne tükürseler ya Rabb-i şükür diyen familyaya mensup olduğum...
Mevlanacılık, Yunusculuk “İslam’ı yokediyor”
“SEVGİ” her şeyi ‘Tamir eder’, her ‘Yarayı iyileştirir’ deniliyor... Bakınız bakalım siyasete… “Sevgi” denilen “yapıştırıcı” Kemal Kılıçdaroğlu’na Tayyip Erdoğan’ı niye sevdir(e)miyor?.. Ya da tersi… Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu neden sev(e)miyor?.. Veyahutta… Devlet Bahçeli, Erdoğan’ı ve Kılıçdaroğlu’nu neden sev(e)miyor? Bunun tersi de soru… “Sevgi” denilen neyse o “her şey” ama, “Nedense hiçbir işe yaramıyor” Yok eğer “işe yarıyor” deniliyorsa, “İyileştirmeli” değil mi “yaraları” “Tamir etse ya...
Sezer Fener’e hediye verdi! Şenol Güneş, Sadri Şener ‘gidin’
Sezer Fener’e hediye verdi! Şenol Güneş, Sadri Şener ‘gidin’ (Ahmet MUSAOĞLU /24.04.2011) Trabzonluyum, Trabzonspor’luyum. Bu yazım, ender sayıda yazdığım spor yazılarımdan biri arasına girecek olsa da, sakın kimse beni ‘fanatik’ sanmasın; ülkemin bütün takımlarını eksiksiz sever, mesela da, “Fenerbahçe Avrupa’da şampiyon olacaksa, (mesela şunu,) Barcelona galip gelsin” diyebilecek kadar ‘akıl/izan’ yoksunu ‘beyinsizleri/cahilleri’...
Kıyamet Tellallığı, 21 Aralık 2012
Ülkemiz kamuoyu epey bir müddettir, ‘2012’ yılına ait öngörüler ve inanışlar ile meşgul ediliyor. Marduk gezegeni palavrası, Nostradamus safsatası ve daha pek çok zemin ile önümüze konan iddia şu: 21.12.2012 tarihinde dünya yeni bir sürece girecek, insanlar yeni inanışları ve ritüelleri keşfedecek, kültürel açıdan tam bir deprem yaşayacağız; ‘Yeni Çağ’ başlayacak, deniliyor.. İşte, ‘Küresel Isınma yaşanıyor YALANI’...
Ozon ‘deliniyor’ yalanları
Yazar (bilgilendiren) olmayan ‘Yazan’ları ve Genel Yayın Yönetmenleri ile cahiliyet (bilgisizlik) sergileyen “ulusal basınımızda” yer alan; “Dünya birlikte çalıştı, Ozon’a hayat öpücüğü verdi” başlıklı yeni bir haberde; “Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan raporda, tabakanın 2050 yılına kadar 1980 yılından önceki boyutlarına geri döneceği belirtildi. Uluslararası Meteoroloji Kurumu Müdürü ve raporu BM...
Leviathan Canavar Tek Devlet
Avrupamerkezci ‘Sahte Tarih Modeli’nin, ruhumuza yerleştirilmiş Keşifler, Rönesans, Reform, Aydınlanma palavralarını çöp kutusuna atarak ‘Gerçek Tarih’e baktığımızda, 19. yüzyıla kadar Batı/Avrupa’nın, aslında “geri kalmış bir medeniyet” olduğunu görebilmemizin yanında; tarihinin, feodalite, kapitalizm, sosyalizm, liberalizm şeklindeki tanımlanmasının da “gerçekdışı” olduğunu, tüm ‘Batı Tarihi’nin aslında, Hıristiyan mezheplerinin –özellikle Katolik ve Protestan- çatışması tarihi olduğunu görebilmemiz de mümkün olabiliyor....
HAÇLI KAFASI’NIN ‘GEÇİRİMSİZ ZARI’
Yapılan bir yorumda, Avrupa’nın gündemden hiç düşmeyen meselesinin artık; İslamiyet ve Müslüman azınlıkla“nasıl baş edileceği” ‘sorunu’ olduğu; İslamiyet’in ‘başörtüsü’ yahut ‘minare’ gibi sembollerinin dahi nasıl dehşetli bir korku dalgası yaratabildiği ve aşırı sağın ırkçı, hoşgörüsüz ve etnomerkezci bu trendin nasıl kolayca yükselebileceği, bunun; ‘Yaşlı kıta’nın hemen her yerine yansıyan bir gerilim olduğu ifade ediliyor (1)…...
Ersun Yenal, papucu yârim, çık dışarıya oynayalım!
17 Aralık 2014’de, Beşiktaş maçı sonrası; “Beşiktaş maçı mağlubiyetine, oynayan futbolcu hataları katkı koysa da asıl suçlu, Ersun Yanal oluyor. Çünkü, sahaya yanlış kadro sürmüş, maç boyunca da oyuna gerektiği gibi müdahale edememişti.” diye yazmıştım… 03 Mayıs 2015 günü/bugün oynanan Beşiktaş maçındaki Ersun Yanal için de fazla söze gerek yok: "Ersun...













